38,0391$% 0.11
42,0077€% -0.73
49,2779£% -1.36
3.693,45%-2,71
3.032,66%-2,62
9.379,83%-1,10
Bir diğer adı önalım hakkı olan şufa hakkı, uygulamada sıkça karşılaşılan, soru ve tereddütlere sebep olan konuların başında gelmektedir. Bir malın satılması hâlinde, hak sahibinin o malı öncelikle satın alma hakkına sahip olması şufa hakkı olarak ifade edilmektedir.
Kanûnî şuf’a hakkı, paylı mülkiyet konusu taşınmazlar hakkında söz konusudur. Şuf’a hakkı taşınmazın sadece üçüncü kişilere gerçekleşen satışında söz konusu olabilir. Eğer taşınmaz zaten paydaşlardan birisine satılmış ise diğer paydaşların şuf’a hakkından söz edilemez.
Hisseli tapuda şufa hakkının önlenmesi, çeşitli yöntemler ve hukuki stratejiler kullanılarak gerçekleştirilebilir ;
1-Şufa hakkının önlenmesinde en etkili yöntemlerden biri, satış sözleşmesine şufa hakkının kullanılmayacağına dair özel bir madde eklemektir. Bu tür bir madde, taşınmazın hissedarları arasında yapılan anlaşmalara dayanır ve tüm hissedarların onayı ile oluşturulur.
Sözleşmenin noter tasdikli olması, gelecekte oluşabilecek anlaşmazlıklarda güçlü bir delil olarak kabul edilir. Noter tasdikli sözleşmeler, taraflar arasında yapılan anlaşmanın resmi ve bağlayıcı olduğunu gösterir, bu da şufa hakkının kullanılmamasını güvence altına alır.
2-Tapu kaydına, şufa hakkının mevcut olmadığına dair bir not düşürülmesi, şufa hakkının engellenmesinde önemli bir adımdır. Bu işlem, tapu müdürlüğüne başvurarak gerçekleştirilir ve tapu kayıtlarına eklenen bu not, şufa hakkının geçerli olmadığını resmi olarak belirtir.
3-Hissedarlarla yapılacak yazılı ve noter tasdikli anlaşmalar, şufa hakkının kullanılmaması konusunda taraflar arasında bir mutabakat sağlar. Bu anlaşmalar, tüm hissedarların şufa hakkından feragat etmelerini ve böylece şufa hakkının kullanılmasını engellemelerini içerir.
4-Şufa hakkı sahiplerine, taşınmazın satışa sunulacağı ve şufa hakkının kullanılma gerekliliği hakkında bilgi verilmesi ile ihtar çekilmesi şufa hakkının önlenmesi açısından önemlidir. Şufa hakkı sahiplerine, satışın gerçekleşeceği ve bu hakkı kullanmaları gerektiği konusunda belirli bir süre içinde bilgi verilmelidir. Bilgilendirme ve süre yönetimi, şufa hakkının etkili bir şekilde uygulanmamasını sağlayarak, hakkın kullanılmamasını güvence altına alır. Şufa hakkı sahibi paydaşlara satışın gayrimenkulün alıcısı tarafından noter aracılığı ile bildirilmiş ise, söz konusu satışın bildirilmesinden itibaren 3 ay içinde şufa davasının açılması gerekmektedir. İkincisi ise, şufa hakkının sahibi paydaşlara, satışı noter aracılığı ile bildirilmemiş ise, her durumda satış tarihinden itibaren 2 yıl içinde şufa davasının açılması gerekmektedir. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Bu süreleri geçirdikten sonra şufa davası açılması hukuka uygun değildir.
KOCATÜRK’TE YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI HEYECANI