38,0391$% 0.11
42,0077€% -0.73
49,2779£% -1.36
3.693,45%-2,71
3.032,66%-2,62
9.379,83%-1,10
Av. Burcu Çalışkan yazdı…
Kayıt dışı çalışma sorununun aşılamadığı ülkemizde sigortalı hizmetlerin tespiti davaları uygulamada sıkça karşımıza çıkmaktadır. Sosyal güvenlik bilincinin tam anlamıyla oluşmadığı geçmiş günlerde ve belki de hala günümüzde birçok işçi kayıt dışı yani Sosyal Güvenlik Kurumu’na herhangi bir bildirim yapılmaksızın çalıştırılmıştır. Ancak gelinen nokta itibariyle yapılan kayıt dışı çalışmalar oldukça ciddi hak kayıplarına sebep olmuş hatta ve hatta işçilerin emekli olabilmelerine engel olmuş ve yapılan yeni yasal düzenlemelerden faydalanmalarının önüne geçmiştir.
Yapılan yasal düzenleme ile birlikte , sigorta başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesindeki tarihlerde başlayanlar , kadınlarda 20 erkeklerde 25 yıl görev süresine ve primlerini tamamlayanlar yaşa bakılmaksızın EYT yasası kapsamında emekli olabilecektir.
Ancak 8 Eylül 1999 öncesinde fiilen çalışması bulunduğu halde kayıt dışı çalışmaya maruz kalmış olan işçiler bakımından bu durum oldukça ciddi bir hak kaybına sebep olmuştur. Emeklilikte yaşa takılanlar için getirilen düzenlemeden yararlanamamışlardır.
Ezcümle ; 8 Eylül 1999 öncesi fiilen bir iş yerinde çalışan ama sigortası yapılmamış olanlar için hizmet tespit davası açarak EYT düzenlemesinden yararlanıp emekli olma hakları bulunmaktadır.
Özetle, 8 EYLÜL 1999 öncesi ; 1 günlük dahi olsa çalışmanızın açılacak hizmet tespit davası ile ispat edilmesi ve 5.000 prim gün şartını sağlamanızla birlikte EYT yasası kapsamına dahil olarak emekli olma hakkını kazanmaktasınız .
Normal şartlar altında çalışmaları kuruma bildirilmeyen veya yaptıkları çalışmalar Kurum tarafından tespit edilemeyen sigortalıların hizmet tespiti davası açma hakları bulunmaktadır.
Ancak bu davayı açma hakkı bir hak düşürücü süreye bağlanmıştır. Şöyle ki; çalışmaları işvereni tarafından kuruma bildirilmeyen ya da kurum tarafından tespit edilemeyen bir çalışanın çalışmalarının geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde bu davayı açması gerekmektedir. Sigortalı bildirimsiz kalmış çalışmalarının tespitini hizmetin geçtiği yılın son gününden itibaren beş yıl içerisinde iş mahkemesinden istemiş olmalıdır. Aksi halde bunu dava etme hakkını kaybedecektir.
Hak düşürücü süreye ilişkin genel bilgiler bu şekilde olmakla birlikte hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği istisnai durumlar da bulunmaktadır. İlgili dönemde geçerli yönetmeliklerde düzenleme altına alınmış olan belgelerden( sigorta işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dört aylık sigorta primleri bordrosu, sigortalı hesap fişi gibi) birinin dahi Kuruma verilmiş olması ve/veya fiili çalışmanın Kurum tarafından tespit edilmiş olması hallerinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Sonuç olarak, 8 Eylül 1999 öncesi fiili çalışması olmasına rağmen kayıt dışı çalışmaya maruz kalmış olan işçi gerekli koşulları sağladığı takdirde hizmet tespiti davası ikame edip EYT düzenlemesinden faydalanarak emekli olabilecektir.
“KUAFÖRLER VE GÜZELLİK SALONLARI DERNEĞİ SOSYAL PROJELERİNE DEVAM EDİYOR”